Nokia X6 Özellikleri - Nokia X6 Resimleri Fiyatı..
Eklenme Tarihi: Salı, Kasım 10, 2009
Kategori: Cep Telefonlari Yeni Cep Telefonlari Ozellikleri

NOKİA X6 Hakkındaki ilk habere şurada yer vermiştik.. Özellikleri ve fiyatı hakkında açıklamaları yapmıştık.. birazdaha fazla resim ile karşınızdayız.. Nokia X6 - Nokia X serisi içinde 5800 XpressMusic ile büyük oranda benzerlikler gösteriyor ancak kamera ve hafıza özellikleriyle üstünlüğünü gösteriyor!
ince şık tasarımlı yeni Nokia X6;
üretici fiyatı yaklaşık 540 Euro, Kamera 5 Megapiksel çözünürlükte resim çekiyor. Diğer özellikler için tıklayınız >>
Yorum (0)
Yorum yaz!
Kalıcı Bağlantı
Nokia X Serisi 5800 XpressMusic Özellikleri Resimleri Fiyatı
Eklenme Tarihi: Pazartesi, Kasım 9, 2009
Kategori: Cep Telefonlari Yeni Cep Telefonlari Ozellikleri

Nokia dokunmatik ekranlı cep telefonunu aralık ayında piyasaya sürecek. Cep telefonu üreticisi yaptığı bir basın açıklamasında durumu açıkladı. Şimdiye kadar çıkış tarihi olarak sadece 2009'un dördüncü çeyreğinde bahsediliyordu. Yeni X serisinin amiral gemisi, 5800 XpressMusic'in halefi oluyor ve açık kaynak kodlu yeni Symbian OS S60 5th Edition'ı kullanıyor.

Müzik fırsatları
Finlandiyalıların yeni müzik yıldızının kutu içeriğine (üretici fiyatı yaklaşık 540 Euro) Nokia'nın 1 senelik sabit ücretli müzik hizmeti de dahil. Bu süre zarfında Nokia Music Store'dan yeni şarkılar ücretsiz ve zaman kısıtlaması olmaksızın X6'ya yüklenebiliyor. Cep telefonunun 32 GB'lık dahili belleği yeterli depolama alanı sunuyor. X6 müzikal eğlence dışında yüksek video kalitesi ve WLAN/HSDPA üzerinden hızlı sörf imkanı da sunuyor. Cihaz GPS navigasyonu için de uygun. Kamera 5 Megapiksel çözünürlükte resim çekiyor.
Yeni Nokia'nın X serisinin 5800 XpressMusic Fiyatı açıklanınca burada paylaşacağız :)
Yorum (0)
Yorum yaz!
Kalıcı Bağlantı
UNESCO Nedir? Unesco Kurumu - UNESCO Hakkında açıklama
Eklenme Tarihi: Pazartesi, Kasım 9, 2009
Kategori: bilim ve teknoloji

UNESCO kelimesi, İngilizce United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization kelimelerinin baş harfleri alınarak oluşturulmuştur. Dilimizde “Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu” biçiminde karşılanmıştır.
UNESCO Birleşmiş Milletler’in bir özel kurumu olarak, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, 1946 yılında kurulmuştur. Bu Kurumun Yasası 1945 yılı Kasım ayında Londra’da 44 ülkenin temsilcilerinin katıldıkları bir toplantıda kabul edilmişti. Türkiye, bu Yasayı imzalayan ilk yirmi devlet arasında onuncudur. UNESCO Sözleşmesi, ülkemizde 20 Mayıs 1946 tarihli ve 4895 sayılı kanunla onanmıştır.
UNESCO bütçesi, üye devletlerin iki yılda bir bu Kuruma ödedikleri aidat ile sağlanır. Bu bütçe dışında, Birleşmiş Milletler Özel Fonu’ndan, teknik yardım programından olmak üzere, önemli para kaynakları temin edilir. Bu kaynaklar, iki yıllık UNESCO bütçesi tutarına yakındır.
UNESCO eğitim, bilim ve kültür alanlarındaki amaçlarını, kendisine üye olan her devlette kurulan Milli Komisyonlarla gerçekleştirmeye çalışır.
Merkezi Paris’te bulunan UNESCO (www.unesco.org) nun iç yapısı bakımından üç organı vardır:
Genel Konferans, Yürütme Konseyi, Sekreterlik.
Genel Konferans: Üye devletlerin temsilcilerinden oluşur. 1946-1953 yılları arasında Genel Konferans halinde her yıl toplanmış, 1954 yılından beri de iki yılda bir toplanmaktadır. Bugüne kadar 33 Genel Konferans toplanmıştır. Genel Konferans, Kurum’un en yetkili organıdır. Yürütme Konseyi üyelerini ve Genel Direktörü seçer, UNESCO’nun çalışma programlarını kabul eder, bütçesini belirler.
Yürütme Konseyi: Genel Konferansa katılan ve hükümetlerince aday gösterilen temsilciler arasından dört yıl için seçilen 58 üyeden oluşur. UNESCO Yürütme Konseyine 1946-1949 yılları arasından ülkemiz adına Reşat Nuri GÜNTEKİN; 1949-1951′de Ahmet Kutsi TECER; 1958-1966 yılları arasında Prof. Dr. Bedrettin TUNCEL seçilmişlerdir. Prof. Tuncel, 1964 yılı sonunda UNESCO Yürütme Konseyi Başkan Vekili olmuş, 1966 yılı sonunda UNESCO’nun XX. yıldönümünde, iki yıl için (1966-1968) UNESCO Genel Konferansı Başkanı seçilmiştir. Yürütme Konseyinde ülkemiz Prof. Dr. Erdal İNÖNÜ, Prof. Talat HALMAN ve Prof. Dr. Orhan GÜVENEN tarafından temsil edilmiştir.
Sekreterlik: UNESCO Sekreterliği, Genel Konferansça altı yıl için seçilen bir Genel Direktörün yönetimi altında çalışır. Eğitim, bilim, kültür ve iletişim bölümlerine ayrılmıştır. Sekreterliğin başlıca görevi, iki yıllık UNESCO programlarının uygulanması için gerekli bütün teknik çalışmaları yapmak, tedbirleri almaktır.
İlk Genel Direktör, Julian Huxley (1946-1948, İngiltere) olup kendisini Jaima Torres Bodes (1948-1952, Meksika); John Taylor (1952-1952, A.B.D.); Luther Evans (1953-1958, A.B.D.); Vittorino Veronese (1958-1961, İtalya); Rene Maheu (1962-1974, Fransa); Amadou Mahtar M’Bow (Senegal, 1974 yılında ilk kez ve 1980 yılında ikinci kez seçilmiştir); Federico Mayor (İspanya, 1987 yılında bu göreve getirilmiş ve 1993′te tekrar seçilmiştir); şimdiki Genel Direktör Koichiro Matsuura (Japonya) dır.
UNESCO’ya üye devletlerin sayısı 191′dir.
Yorum (0)
Yorum yaz!
Kalıcı Bağlantı
Zeytin Çekirdeğinin Faydaları Neler? Zeytin Çekirdeği Nelere iyi gelir Faydaları
Eklenme Tarihi: Pazartesi, Kasım 9, 2009
Kategori: Saglik - Saglikli Yasam
Zeytin, sağlık için son derece faydalı bir bitki. Peki çekirdeği? Son zamanlarda birçok kişi zeytin çekirdeğinin mide, bağırsak ve hemoroite iyi geldiğini düşünüyor. Bu kanaate internette dolaşan bir yazı sebep oldu. Kimliği belirsiz birinin 'zeytin çekirdeği yutuyorum, hemoroit ve mide sorunum kalmadı.
Siz de kahvaltıda çekirdekleri atmayın yutun' önerisi e-postalar arasında dolaşıyor. Hatta Kocaeli'nden bir tüccar zeytin çekirdeğini toz haline getirip aktarlarda satmaya başladı.
Herkesin dilinde olan bu mucizenin (!) gerçekten faydalı olup olmadığını uzmanlara sorduk. Tıbbi bitkiler uzmanı Prof. Dr. Kerim Alpınar da son günlerde konuyla ilgili onlarca soruya muhatap olmuş. Çok sayıda insanın zeytin çekirdeği yuttuğuna tanık olmuş. Alpınar, zeytin çekirdeği yutmanın hiçbir faydası olmadığını, bilakis zararlı olduğunu vurguluyor. e-postada yazdığı gibi çok sayıda zeytin çekirdeğinin yutulmasının bir felakete yol açabileceğini söyleyen Alpınar'a genel cerrah Cenap Şirin de hak veriyor. Bugüne kadar 14 bin hemoroit hastası tedavi eden Şirin bunu şöyle açıklıyor: "Zeytin çekirdeğinin iki ucu da sivridir ve çekirdeği mide öğütemez. Dolayısıyla zeytin çekirdeğinin sivri uçları bağırsaklarda tahrişe sebep olabilir. Yine hemoroitli hastaların yaralarını parçalayabilir." Şirin, hemoroit hastalarının doktora gitmekten utandıkları için duydukları her yöntemi denediklerini ve istismarların kurbanı olduklarını anlatıyor. Zaten bütün bu yöntemlere rağmen sonuç bulamadıkları için nihayetinde doktora gitmek zorunda kalıyorlar. İnsanlar sadece zeytin çekirdeği yutmak değil, nohut yutmak, kaplumbağa kanı içmek, ısırgan otu sürmek gibi farklı yöntemler de deniyorlarmış. Hastaların bu tür yöntemlerle sonuç alamadıklarını söyleyen Cenap Şirin'e göre, rahatsızlığı olan kişi mutlaka doktora tedavi olmalı.
GÜLİZAR BAKİ - Zaman.com.tr
Yorum (0)
Yorum yaz!
Kalıcı Bağlantı
Ahkaf Suresinin Okunması Neden Yasaklandı! Ahkaf Suresi..
Eklenme Tarihi: Pazartesi, Kasım 9, 2009
Kategori: Yazilar-Cesitli Yazilar
Salgın bir hastalık olması nedeniyle herkes kendine göre bir tedbir almaya çalışıyor. Eski zamanlarda da dönem dönem salgın hastalıklar görülürdü. En müthiş salgınlardan biri de 1812’deki veba salgınıydı.
Sultan Mahmud, hastalığın yokolması için yatsı namazından sonra minarelerden yüksek sesle "Surei Ahkaf" okunmasını emretmişti; bunun üzerine halk dehşet içinde kaldı.
Ramazan bayramında ise, bayramlaşmak münasebetiyle halkın birbiriyle görüşmesi arttığından, hastalık tüyler ürpertici bir hal aldı, bayram ertesi günlük ölüm vakaları 3000'e kadar çıktı.
Din bilginlerinden bir kısmı, padişaha müracaat ederek: "Surei Ahkaf Ad kavminin yok olacağını haber verir, böyle günlerde okunması uygun değildir" dediler.
Bunun üzerinde emir geri alındı. Hatta geri alınmakla da kalınmayarak, evlerde dahi Kuran okunurken bu surenin okunmaması emredildi.
Yine 1827 ramazanında geceleri bekçilerin davul çalması, mani ve türkü okuması, kahvehanelerde tavla, dama ve satranç vesair oyunlar oynanması, meddahların hikâye nakletmesi yasak edilmişti.
AHKÂF SÛRESİ HAKKINDA BİLGİ: Mekke döneminde inmiştir. 35 âyettir. Sûre, adını 21. âyette geçen “Ahkâf” kelimesinden almıştır. Ahkâf, sûrede sözü edilen “Âd” kavminin yaşadığı Yemen’de bir bölgenin adı olup, uzun ve kıvrımlı kum yığınları demektir. Konusu itibariyle bir önceki sûrenin devamı niteliğindedir. (Ahkaf Suresi hakkındaki bu bilgi Diyanet İşleri Başkanlığı'nın resmi Web sitesinde alınmıştır)
(Akşam)
Yorum (0)
Yorum yaz!
Kalıcı Bağlantı
Salatalık Turşusu - Salatalık Turşusu Nasıl Yapılır? Tarifi anlatımı
Eklenme Tarihi: Pazartesi, Kasım 9, 2009
Kategori: Pasta ve Yemek Tarifleri
Malzemeler:
3-4 kg küçük körpe salatalık
2-3 dal kereviz yaprağı
1 baş sarmısak
1 demet dereotu (isteğe bağlı)
2-3 adet defne yaprağı
1 lt suya 6 çorba kaşığı tuz
Yapılışı:
Salatalıkları bir iğneyle deliniz. Kavanozun dibine ince limon dilimleri yerleştiriniz. Salatalıkları iyice istifleyiniz. Aralarına sarmısak, defne yaprağı ve kereviz yaprağı sıkıştırınız. İnce limon dilimlerini, dıştan görülecek şekilde kenarlara yerleştiriniz. Bir litre kaynatılmış ve kireçsiz suya, 6 çorba kaşığı rafine kayatuzu koyarak, salamurasını hazırlayınız. Tuz iyice eridikten sonra kavanoza boşaltınız. Salamuranın, salataların üstünü örtecek nisbette olması gerekir. Defne yaprakları ve dereotu ile örtüp kavanozun kapağını sıkıca kapayınız. 18-20 derece sıcaklıkta, suyunu zaman zaman savurarak 3-4 hafta bekletiniz.
Yorum (0)
Yorum yaz!
Kalıcı Bağlantı
« Önceki - Sonraki »
|
Artık Sevmecem Gari - 2



