Cildi Güzelleştiren Yiyecekler.. Cilde iyi gelen Yiyecekler.. Cİ
Eklenme Tarihi: Cumartesi, Mayıs 9, 2009
Kategori: Kadinca-Guzellik Bakim
Cildiniz için tonlarca parayı sokağa atmayın. Elinhizin altındaki gıdalarla bunu sağlamak mümkün.
Kadınlar her yıl genç ve güzel görünmek için 'Laboratuvarlarımızda gençliğin kaynağını bulduk!' diyen kozmetik firmalarının ürettiği cilt ürünlerine milyarlarca dolar para harcıyor.
Gerçekte cilt kremleri bütçenizi sarsacak kadar çok pahalı ve kozmetikçilerin iddiaları bilimde çok az yer buluyor. Birçok uzmana göre ise güzel bir yüz ve cilt için gerekli olan şey kozmetik ürünleri değil tam aksine her zaman elimizin altında bulunan yiyecekler ve gıda maddeleri.
1. Tam tahıllar: Kapiler damar çeperinin direncini artıran bitkisel madde ve B vitamini içeren tahıllar, temel olarak işlenmemiştir. Örneğin, beyaz ekmek yerine tam tahıllı ekmek gibi. Tahıllar antioksidan kaynağıdır, iltihaba bağlı cilt hasarıyla savaşır. Vücudunuza yeterince B vitamini biyotini almazsanız, cildiniz kurur ve pul pul olur.
2. Kuruyemiş: İçeridiği E vitamini sayesinde genç ve yumuşak bir cilt sağlar. E vitamini cildi yaşlandıran serbest radikallerle savaşır, özellikle cildi güneşin zararlı UV ışınlarının ürettiği serbest radikallere karşı korur. Fıstık ve ceviz harika bir cilt besini olan Omega-3 yağ asitleri sağlar.
C vitamini ayrıca iltihapla savaşır, serbest radikalleri nötralize eder
3. Kırmızı ve yeşil sebzeler: a vitamini ve beta-karoten içeren sebzeler, parlak ve yumuşak bir cildiniz olmasını sağlar. Kırmızı ve turuncu sebzelerdeki beta-karoteni vücudumuz A vitaminine çevirir. A vitamini de hücrelerin hasar görmesini ve erken yaşlanmayı önler.
Ispanak ve diğer yeşil yapraklı sebzelerde de bol miktarda A vitamini var. Bu da cildiniz yeni hücreler üretmesine yardım eder, kuruluğu azaltır ve cildinizin parlak, genç görünmesini sağlar.
4. Narenciye: Yumuşak ve sıkı, gergin bir cilde sahip olmanızı sağlar. C vitamini binlerce güzellikl kremi içinde bulunan birinci cilt bakımı içeriğidir. Bu vitamin vücudun kolajen üretmesine yardım eder. Kolajen ise cildinizin temel yapısını şekillendiren proteindir. 35 yaşından sonra kolajen azalınca cildiniz sarkmaya başlar. Portakal, greyfurt, domates cildinizin gerginleşmesine yardım eder.
5. Deniz ürünleri: Kokusunu sevmeyebilirsiniz, ancak yumuşaklığına bayılacaksınız. Deniz ürünlerinin aktif bileşenleri Omega 3 yağ asitleri, çinko. Herkes balığın sağlımız için faydasını mutlaka duymuştur. Birçok balık türü ve kabuklu deniz hayvanları, özellikle istiridye ve somon gibi yağlı balık cilt için harika bir yiyecek.
Yeterince omega 3 alınınca cildinizde kuruluk ve iltihap olmaz. İltihap cildinizin daha hızlı yaşlanmasına neden olur. Araştırmalar, çok az omega 3 alanların egzema ve sedef hastalığı gibi ihtihabi bozukluklarına daha yatkın olduklarını gösterdi. Omega 3 yağ asitleri ayrıca kalp damarlarını koruyor, dolaşımı düzenliyor. İyi bir dolaşı da cilt sağlığını etkiliyor. Çinko, akneyle savaşmada yardımcı oluyor, yeni hücre yapımına katkıda bulunuyor, cilde hoş bir parlaklık veriyor.
Genel olarak, işlenmiş karbonhidrat yerine tam tahıllar görünüşünüzü güzelleştirir. İşlenmiş un ise insülini üst seviyeye çıkarır ve akne oluşumuna neden olabilir.
lifeinbursa
Yorum (yok)
Yorum yaz!
Kalıcı Bağlantı
Yiyerek Kilo Vermek.. Yiyerek Kilo Verme Yöntemleri.. Afiyetle D
Eklenme Tarihi: Cumartesi, Mayıs 9, 2009
Kategori: Kadinca-Guzellik Bakim
Diyette yasaklar vazgeçmeyi tetikliyor, yiyerek kilo verilebilir mesajını veren Koçak, okurlarına 'yasaksız diyet yapma'nın yollarını anlatıyor
'Diyette yasaklar vazgeçmeyi tetikliyor, yiyerek kilo verilebilir' mesajını veren Koçak, okurlarına 'yasaksız diyet yapma'nın yollarını anlatıyor.
'Uzun yıllardır beslenme ve diyet uzmanı olarak çalışıyorum. Birçok insanın kilo vermesine yardımcı oldum, bazılarının vazgeçmesine engel olamadım. Bazılarını ise hiç başlatamadım. Bu kitabı yazarken kilo vermekten vazgeçenleri düşündüm' diyen Koçak, 'Afiyetle Diyet' kitabında şu sorulara da yanıt aradığını söylüyor: 'Başarısızlık nasıl aşılabilir?', 'Vazgeçmeyi neler tetikliyor?', 'Verilen kiloların geri alınma sebebini biliyoruz ama neden engel olamıyoruz?'.
Afiyetle Diyet' beş bölümden oluşuyor
BÖLÜM 1: Neden birçok diyet yapan vazgeçiyor?
* Vazgeçmeyi nasıl önleyebiliriz?
* Ne zaman vazgeçiliyor?
* Hiçbir şey için geç değil.
* Kendinizi tanıyor musunuz? (Test)
* Beslenmeniz ve yaşam tarzınız (Test)
BÖLÜM 2: Mazeretler vazgeçmeyi besler
* Kilo vermek zor mu?
* Kolay çözümler
* Akşam uyanan iştah canavarıyla baş etme yolları
* Aç olan siz misiniz duygularınız mı? Duygusal açlığın farkında mısınız?
* Stres yemeyi tetikliyor olabilir (Test)
BÖLÜM 3: Besin grupları ve sıvı kaloriler
* Süt grubu
* Et grubu
* Ekmek ve tahıllar
* Sebze ve meyve
* Yağ ve Şeker
* Sıvı kalorilere dikkat!
BÖLÜM 4: Yasaksız diyet yapan tekrar kilo almıyor
* En iyi diyet nasıl bulunur
* Önce ölçün
* Ne kadar yemeli?
* Ne zaman ve nasıl yemek yenmeli
* Örnek beslenme programları
BÖLÜM 5: Mutfağınız değişirse beslenmeniz değişir
* Sağlıklı pişirme yöntemleri
* Evde yemek yaparken 25 önemli nokta
* Sağlıklı ve lezzetli yemek tarifleri
kaynak: lifeinbursa.com
Yorum (yok)
Yorum yaz!
Kalıcı Bağlantı
Suudi Arabistan "iç Güzellik Yarışması" 200 Genç Kız iç Güzellik
Eklenme Tarihi: Cuma, Mayıs 8, 2009
Kategori: Kadinca-Guzellik Bakim
Suudi Arabistan'da 200 genç kızın katıldığı sıradışı bir güzellik yarışması yarın başlıyor. Bu dünyada bir ilk. Çünkü ilk kez "İç Güzellik Yarışması" yapılıyor. En güzel ahlaklı kız seçilecek.
Yorum (yok)
Yorum yaz!
Kalıcı Bağlantı
Cilt bakımının püf noktaları.. Cilt Bakımı ve Püf Noktaları
Eklenme Tarihi: Salı, Nisan 28, 2009
Kategori: Kadinca-Guzellik Bakim
Güzel bir cilde sahip olmak istiyorsanız, cilt tipinizi ve o cilt tipine uygun bakım ürünlerini tanımalısınız. Ayrıca bazı ürünler var ki, onlardan da kesinlikle uzak durmalısınız. Güzel ve sağlıklı bir cilde sahip olmak istiyorsanız, önemli olan kullandığınız ürünün ne kadar pahalı olduğu değil, cildinize ne kadar uygun olduğudur. Cilt gün içinde kirlenir. Bu nedenle biriken kirler, ter, yağ gibi kişisel salgılar ve dökülmekte olan ölü cilt hücreleri temizlendikten sonra cilt nemlendirilmelidir. Cilt tipleri ve cilt tiplerine uygun ürün tercihinde dikkat edilmesi gereken noktalar şunlar:
Kuru cilt: Kuru ciltlerde, kurutucu ve alkol içeren ürünler ciltten nemi söküp atacağı için tercih edilmemelidir. Hassas yumuşak sabun içermeyen likit bir temizleyici sonrası gliserin, hiyalironik asit gibi ürünlerle formüle edilmiş nem kaybını azaltan nemlendiriciler kullanılmalıdır. UVA ve UVB ışınlarına karşı koruyucu SPF15 ve üstü bir ürün, yıl boyunca dışarıya çıkmadan yarım saat önce açıkta kalan alanlara uygulanmalıdır.
Yağlı cilt: Yağlı ciltlerde aşırı yağlı ürünler, hassas ciltlerde ise daha az hasar verecek narin ürünler tercih edilebilir. Yağlı ciltlere özgün yağ bağlayıcı likit veya jel şeklinde temizleyicileri tercih edin. Krem bazlı, kakao yağı, lanolin içeren sabunlardan uzak durun. Losyon şeklinde suyu çekip tutan (humectane) maddeler içeren nemlendiricileri tercih edin. Ergenlik çağındaki gençlerde görülen hormon değişiklikleri nedeniyle yağlı ve akneye yatkın cildin temizliği ve doktor tarafından önerilen ürünlerin düzenli kullanılması önemlidir. Yağ içermeyen (oil-free) güneşten koruyucuları kullanın. Cildinize fazla parlak diyerek, yağı kurutmak için sert sabun, alkol, fırça, kese kullanmayın. Cilt temizliğini günde 2-3 kezden fazla yapmayın
Karma cilt: Kozmetik olarak T bölgesi, yüzün yağlı alanları olan yanaklar, alın, burun ve çene daha fazla yağlıyken diğer alanlarda kuruluk gözlenir. Normal karma ciltler için olan temizleme ürünleri yanaklar için nazik, diğer bölgelerde ise daha sert etkilidir. Yalnızca ihtiyaç duyulan bölgelere uygulayacağınız nemlendirici T bölgesinde sivilceye yol açabilir. Tercih edeceğiniz güneş koruyucusunun da yağ içermemesine dikkat etmeniz gerekmektedir.
Cilt bakım ve makyaj ürünü seçerken bir diğer dikkat edilmesi gereken nokta da bu ürünlerin içerikleridir.
Güneşten koruyucular: Kırışıklık ve güneş hasarını önleyen en etkili ürün güneşten koruyuculardır. UVB ve UVA ışınlarına karşı koruyucu özelliği olan, güneşten koruyucu faktörü (SPF) 15 ve üzeri olan ürünler cildin yaşlı görünmesini önlemektedir . Düzenli olarak güneşten koruyucu kullanmak derin kırışıklıklar ve koyu lekelerin oluşmasını engeller.
Tretinoin ve türevleri: Güneşin zararlı etkilerinden olan yüzdeki ince kırışıklıklar, koyu lekeler veya kabalaşmaya karşı etkilidir. Cilt renginin açılmasına , yenilenmesine yardımcı olur.
AHA (Alfa Hidroksi Asitler): Şeker kamışı, elma, üzüm ve limon gibi bitki ve meyvelerde doğal olarak bulunan asitlerdir. Cilt üzerindeki ölü hücrelerin dökülmesi ve bu sayede daha düzgün, yumuşak, renk düzensizliği olmayan yeni bir cilde kavuşulması sağlanmaktadır. AHA aynı zamanda cildin üst tabakası altındaki bağ dokusunun daha iyi üretimini, su kaybının ve ince kırışıklıkların azalmasını sağlamaktadır.
Kaçınılması gereken içerikler:
Propilen glikol veya sorbital bilhassa hassas ciltlerde tercih edilmez.
SLS (sodyum lauryl sülfat) ve SLES (sodyum lauret sülfat) gibi sürfaktanlar şampuan, diş macunu, traş kremi, kuru temizleme deterjanları bulaşık sabununda ve birçok endüstriyel temizlik maddesinde bulunur. Etki mekanizması nedeniyle duruladığınızı zannetseniz bile uzun süre saç ve derinizde kalıp yağ , nem ve amino asitleri söker atar. Ciltte kuruluk, kabalaşma ve yeni kıl ve deri oluşumunu bozar.
Kırışıklık ve güneş hasarını önleyen en etkili ürün güneşten koruyuculardır. UVB ve UVA ışınlarına karşı koruyucu özelliği olan, güneşten koruyucu faktörü (SPF) 15 ve üzeri olan ürünler cildin yaşlı görünmesini önlemektedir. Düzenli olarak güneşten koruyucu kullanmak derin kırışıklıklar ve koyu lekelerin oluşmasını engellemektedir.
Kaynak: Lifeinbursa.com
Yorum (yok)
Yorum yaz!
Kalıcı Bağlantı
Düşünerek Zayıflama Düşünerek Zayıflamak Nasıl Zayıflarım ?
Eklenme Tarihi: Çarşamba, Nisan 22, 2009
Kategori: Kadinca-Guzellik Bakim
Zayıflamak için her yolu deneyip de başarılı olamadıysanız bir de bunu deneyin..
Zayıflamak için her yolu denediniz, istediğiniz kiloya ulaştınız fakat yine kilo aldınız. Hiç düşündünüz mü, belki de zayıflamanın sırrı kafanızdadır?
'Spor salonlarına gideriz ve birileri bize koşmamız gerektiğini söyler. Koşmam mı gerekiyor? Evet, bunu biliyorum zaten; iyi de nasıl? Ben zaten koşabilseydim buraya ne diye gelirdim ki? Gider koşardım. Diyetisyene gidersiniz, size az yemeniz gerektiğini söyler. İyi de kardeşim nasıl? Zaten ben az yemem gerektiğini biliyorum, az yiyebilseydim sana gelmezdim. Psikoloğa gidersiniz, size üzülmemeniz gerektiğini söyler. Bunu zaten biliyorsunuzdur.
ÜZÜLME, AZ YE, ÇOK KOŞ...
Asıl soru şudur: tüm bunları nasıl yapacağım? Zaten bunları yapabilseydim size ihtiyaç duymazdım' sözleriyle kitabına başlayan Yasemin Soysal, aslında hepimizin aklından geçen soruları dile getirerek cevaplarını dışarıda değil, kendi içimizde bulmamıza yardımcı olacağını söylüyor. Yani zayıflamanın sırrı da kafada bitiyor! Tıpkı sigarayı bırakmak gibi...
NEYİ YANLIŞ YAPIYORUZ?
Peki, biz kafamızda neyi yanlış yapıyoruz da, bir türlü hedeflediğimiz kiloda kalmayı başaramıyoruz? Denediğimiz bütün o zorlu diyetler kilo vermemizi sağlasa da, neden almamız da bir o kadar kolay oluyor? Yasemin Soysal'ın 'Tek Şişman Beyniniz' kitabını elime alıp okumaya başladığımda bütün bu soruların çok mantıklı açıklamaları olduğunu gördüm. Kitapta beynin mucizelerine şahit olmanızı sağlayan çok değerli bilgiler var. Ama yerimiz ölçüsünde ben sizinle çok az bir kısmını paylaşabileceğim.
KIYAFETLER DE KİLO ALDIRIR
Verdiğimiz kiloları geri almamızın suçlusu meğer eski kıyafetlermiş! Dolapta masumca duran kıyafetler nasıl olur da bize kilo aldırabilir? Yasemin Soysal, kilo almanın sadece yemeklerle ilgili bir durum olmadığını söylüyor. 'Azimle ve hırsla 10 kilo verdiğinizi kabul edelim. Peki hiç kendinize dolaptaki eski kıyafetleri neden tuttuğunuzu sordunuz mu? Cevabı çok açıktır, daha sonra giyebilmek için. Peki bir insan zayıfladıktan sonra bile eski kıyafetlerini niçin atmaz? Bir insan zayıfladığı halde giyemediği kıyafetleri daha sonra giymeyi neden düşünür? Bütün bu soruların acı bir cevabı vardır; çünkü tekrar kilo alacaktır. Esasında bilinçaltınıza verdiğiniz komut şöyledir. Ben nasıl olsa tekrar kilo alacağım o yüzden bu kıyafetleri saklayayım. Eğer tekrar kilo almayacağınıza inansaydınız o kıyafetleri atardınız. Kısaca zihninize şöyle dediniz bile: en kısa zamanda kilo al! O zaman yapılaması gereken en doğru hareket kilo vermeye başladıkça size bol gelen kıyafetleri vermektir.'
İÇ ÇAMAŞIRLARI
Kendimizi nasıl iyi hissediyorsak öyle giyiniriz, değil mi? İç çamaşırları da bu anlamada düşüncelerimizin aynasıdır. Şişmanlık problemi yaşayan kişiler vücudunu saran iç çamaşırları kullanır. Her alışverişe çıktığınızda sizi daha kusursuz gösterecek iç çamaşırlarına bakarsınız. Çoraplı korseler, karın düzleştiriciler, basen küçültücüler... Fakat algınız sürekli göbeğinizdeki yağlardaysa, sizi bekleyen gerçek daha yağlı bir göbek olacaktır diyen Yasemin Soysal, kendinize şu soruyu sormanızı istiyor: 'Zihnimi böyle kandırmaya devam mı edeceğim, yoksa gerçeği değiştirmek için bu durumla yüzleşecek miyim? Bırakın kocaman bir göbeğiniz olduğunu bütün dünya görsün. Algınız olmak istediğiniz fizikte ve iç çamaşırlarında olsun. Olmak istediğiniz kişi nasıl bir iç çamaşırı giyerdi, bunu düşünün. Alışverişte sizi mutlu eden iç çamaşırları alın. Şimanlığınızı nasıl kapatacağınızı düşünerek alışveriş yapmayın. Algınız şişmanlıkta değil, zayıflıkta olsun. Gerçekten incelmek istiyorsanız, teninizi bir terziye götürün. En muazzam korse bedeninizdir, bunu asla unutmayın!'
ALGINIZI DEĞİŞTİRİN
- Sürekli siyah giyiyorsanız, bu renkten vazgeçin. Yakışmadığını düşünseniz bile diğer renkleri kullanmaya başlayın. Ta ki, bu renkler sizde bir rahatsızlık yaratmayıncaya kadar.
- Başkasında beğendiğiniz bir şeyi o stilde giyin.
- Başkasında beğendiğiniz bir takıyı takın. Belki bu büyük bir küpe, broş, kravat vs olabilir. Yolda herkesin size baktığını düşüneceksiniz. Takmaya devam edin.
- Zayıfladığınızda kestirmeyi düşündüğünüz bir saç modeli varsa, beklemeden hemen kestirin.
- Bir beden küçük kıyafetler denemekten çekinmeyin.
- Bir mayo alın ve hemen bir yüzme havuzuna gidin.
Sonuçlar mükemmel!
Yasemin Soysal, Yüksek Lisans Tezi araştırması olarak zihnin beden üzerindeki etkilerini araştırmaya başladığında, insanların kolayca kilo vermelerini sağlayacak bir sistem geliştirebileceğini hayal bile edemiyordu. Fakat geliştirdiği yöntemi kilo problemi yaşayan yaklaşık 1000 kişi üzerinde denedi. Sonuçlar inanılmazdı.
kaynak: lifeinbursa.com
Yorum (yok)
Yorum yaz!
Kalıcı Bağlantı
Tüp Bebek "Dondurulmuş Embriyo" ve ilaçsız Tüp Bebek Yöntemi Hak
Eklenme Tarihi: Salı, Nisan 21, 2009
Kategori: Kadinca-Guzellik Bakim
Türkiye tüp bebek tarihine geçecek bir buluş yaptı. İlk kez uygulanan yöntemle hem tüp bebeğin etkileri yok ediliyor hem de çocuk doğma oranı yükseltiliyor.
Türkiye'de ilk kez uygulanan 'dondurulmuş embriyo' ve 'İlaçsız Tüp Bebek Yöntemi' meyvesini verdi.
Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Timur Gürgan ve ekibi, Türkiye'de ilk kez 'İlaçsız Tüp Bebek Yöntemi' ve 'dondurulmuş embriyo' teknolojisiyle sağlıklı bir bebeğin dünyaya gelmesini sağlayarak tarihe geçti. 30 yaşındaki S.D'ye İlaçsız Tüp Bebek Tekniği uygulanarak elde edilen sağlıklı embriyolar seçilerek transfer edildi ve geri kalan embriyolar donduruldu. Bu transfer işleminden sonra çoğul gebelik elde edildi. Ancak çoğul gebelik komplikasyonu ile bebekler 22. haftada kaybedildi.
Gebelikler düşük ile sonuçlandıktan sonra dondurulan embriyolar çözülerek yeni bir transfer işlemi gerçekleştirildi ve bu kez tekiz sağlıklı bir gebelik elde edildi. Anne S.D. 3.5 kilogram ağırlığında sağlıklı bir bebek dünyaya getirdi.
YAN ETKİ ORTAYA ÇIKABİLİR
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Tüp Bebek Ünitesi Başkanı Prof. Dr. Timur Gürgan, tüp bebek tedavisinde yumurtanın olgunlaşması için birtakım ilaçların kullanıldığını ancak bu ilaçların fazla dozda verilmesi halinde özellikle 'polikistik yumurtalık hastalığı' olan kadınlarda ciddi yan etkiler ortaya çıkarabildiğini anlattı. Gürgan, bu durumun hastanın hayatını tehlikeye atabilecek boyuta bile gelebileceğini anımsattı.
Bu nedenle hem yan etkilerden korunmak, hem ilaçlara ödenen paraları azaltmak, hem de hastaların daha az hekime gelmelerini sağlamak amacıyla İlaçsız Tüp Bebek teknolojisinin kullanıldığını kaydeden Prof. Dr. Gürgan, 'Bu teknoloji ile kliniğimiz 19 doğurtulmuş gebeliği elde etti. Ülkemizde bu teknik artık yerleşmiş olarak kullanılıyor ve yüzde 33'lere varan gebelik oranı ile başarıyla sürdürülüyor' diye konuştu.
BAŞARDIĞIMIZ İÇİN GURURLUYUZ
Dünyada şu anda İlaçsız Tüp Bebek Yöntemi ile doğan binin üzerinde bebek olduğu tahmin ediliyor. Prof. Dr. Timur Gürgan, bu teknolojinin normal tüp bebek tedavisinden daha ucuz olduğunu ifade ederek şöyle devam etti: 'Bu teknolojiyi Türkiye'de ilk defa uygulayıp gebelik elde eden ve doğurtan merkez olmaktan iftihar ediyoruz.'
Yorum (yok)
Yorum yaz!
Kalıcı Bağlantı
« Önceki - Sonraki »
Olgun Şimşek Üflediler Söndüm


